Aivalia, Ayvalık, Balıkesir çıkışlı bir zeytinyağını geldiği yerin karakterini saklamayan bir çizgide sofraya sunar. Sofraya ulaşan her şişede temiz, karakterli ve hatırlanır bir tat bırakması beklenir.
Aivalia, Ayvalık, Balıkesir tarafının yer duygusunu sofraya taşır. Ayvalık, Balıkesir çıkışlı bu yağ, geldiği yerin kimliğini doğrudan hissettiren bir lezzet anlayışıyla sofraya ulaşır; şişe açıldığında hem lezzet hem güven hissi bırakması beklenir.
Aivalia, Ayvalık, Balıkesir tarafının karakterini sofraya taşır; şişedeki tat toprağın ve iklimin birlikte kurduğu dengenin uzantısı gibi ilerler.
Nuh Peygamber, Tufan’ın şiddeti azalınca dünyada hayatın başlayıp başlamadığını öğrenmek için beyaz bir güvercin gönderir. Konmak için bir ağaç ya da kara parçası bulamayan güvercin gemiye döner. Nuh bir süre daha bekler ve yeniden gönderdiği güvercin bu kez gemiye taze koparılmış bir zeytin dalıyla dönünce Tufan’ın bitmiş olduğu anlaşılır. Güvercinin gagasında taşıdığı zeytin dalı o yüzden barışın simgesidir.
Güneş Tanrısı’nın tapınağı ölümsüz ağacın meyvesinden süzülen yağ ile sonsuz bir aydınlığa kavuşacaktır. III.Ramses duygularını şöyle dile getirir: “Senin şehrin Heliopolis’i zeytin ağaçları ile süsledim. O zeytin ağaçları ki, meyvelerinden halis
, senin tapınağını aydınlatan kandilleri besleyen yağdır.”
Ege tarafında yetişen zeytinlerin rüzgarı, güneşi ve uzun mevsim ritmi tadın dengesine doğrudan yansır. Bu doğallık şişede fazla süslenmeden korunduğunda ürün çok daha ikna edici bir hale gelir.
Aivalia anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Ayvalık çizgisinin dengeli, meyvemsi ve kolay sevilen tarafını sofraya taşır. Bu yüzden kahvaltıda ekmeğe gezdirildiğinde, salatada son dokunuşta kullanıldığında ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunda farklı biçimde karşılık verir.
Aivalia tarafında güçlü görünen nokta yalnızca tat iddiası değildir; şişede verilen söz ile sofrada karşılaşılan lezzetin birbirini tutmasıdır. İyi yağ, kokusuyla temiz açılmalı, damakta akıcı ilerlemeli ve ikinci lokmada da aynı güveni vermelidir.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz önce kullanım anını düşünmek gerekir. Daha canlı ve karakterli bir ifade arayanlar kahvaltı ve çiğ dokunuşlara, daha yumuşak bir akış isteyenler günlük mutfak kullanımına uygun serilere yönelebilir. İlk kez tanışacaksanız küçük hacimle başlayıp damakta bıraktığı izi görün, mutfakta sürekli kullanacaksanız daha büyük ambalaja geçin.
Aivalia alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği hissedilen, geldiği yer belli olan ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim alınmış olur. Bu yüzden şişenin bıraktığı genel iz, ürünün uzun vadede mutfakta yer bulup bulmayacağını da belirler.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirilsin ister salatada son dokunuş olarak kullanılsın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Düzenli tercih edilmesini sağlayan şey de bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Kalıcılığı belirleyen şey çoğu zaman tam olarak bu dengedir.
ile ilgili en bilinen mitolojik hikaye Partenon alınlığında bulunan kabartmalarda resmedilir. Öyküye göre, Atina şehrinin tanrısı bir zeytin dalı sayesinde belirlenir.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.