Çoral, Eceabat, Çanakkale çıkışlı bir zeytinyağını daha seçici sofralara yakışacak karakterli bir çizgide sofraya sunar. Sofraya ulaşan her şişede temiz, karakterli ve hatırlanır bir tat bırakması beklenir.
Çoral, daha seçici sofralara yakışacak karakterli bir çizgi sunar. Eceabat, Çanakkale çıkışlı bu yağ, özenli seçilmiş, sofrada karakteri hemen fark edilen bir tat anlayışıyla sofraya ulaşır; şişe açıldığında hem lezzet hem güven hissi bırakması beklenir.
Çoral, Eceabat, Çanakkale tarafının karakterini sofraya taşır; şişedeki tat toprağın ve iklimin birlikte kurduğu dengenin uzantısı gibi ilerler.
Bizim için ‘’doğal ve saf’’ yaşam felsefesinin hayat bulduğu ürün….
46-65 Yaşlarında İstanbul’da doğup büyüyen ve 2016 yılında Çanakkale’de yolları kesişen iki doğa dostunun, Doğal ve saflıktan yana olan yaşam felsefelerinin hayat bulması ve insanlara aktarılması için oluşturdukları markadır Çoral..
Amacımız, tutkumuz olan zeytin yağını yüksek kalitede üretmek, ürettiğimiz bu zeytinyağı ile sofralarınıza sadece lezzet katmak değil, sağlığınıza değer katmaktır.
Ege tarafında yetişen zeytinlerin rüzgarı, güneşi ve uzun mevsim ritmi tadın dengesine doğrudan yansır. Bu doğallık şişede fazla süslenmeden korunduğunda ürün çok daha ikna edici bir hale gelir.
Çoral anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Memecik tarafının daha yeşil, daha diri ve hafifçe boğazda iz bırakan karakterini korur. Bu yüzden kahvaltıda ekmeğe gezdirildiğinde, salatada son dokunuşta kullanıldığında ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunda farklı biçimde karşılık verir.
Çoral tarafında güçlü görünen nokta yalnızca tat iddiası değildir; şişede verilen söz ile sofrada karşılaşılan lezzetin birbirini tutmasıdır. İyi yağ, kokusuyla temiz açılmalı, damakta akıcı ilerlemeli ve ikinci lokmada da aynı güveni vermelidir.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz önce kullanım anını düşünmek gerekir. Daha canlı ve karakterli bir ifade arayanlar kahvaltı ve çiğ dokunuşlara, daha yumuşak bir akış isteyenler günlük mutfak kullanımına uygun serilere yönelebilir. İlk kez tanışacaksanız küçük hacimle başlayıp damakta bıraktığı izi görün, mutfakta sürekli kullanacaksanız daha büyük ambalaja geçin.
Çoral alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği hissedilen, geldiği yer belli olan ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim alınmış olur. Bu yüzden şişenin bıraktığı genel iz, ürünün uzun vadede mutfakta yer bulup bulmayacağını da belirler.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirilsin ister salatada son dokunuş olarak kullanılsın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Düzenli tercih edilmesini sağlayan şey de bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Kalıcılığı belirleyen şey çoğu zaman tam olarak bu dengedir.
Yüksek kalitede zeytinyağı üretmek için, zeytini en doğru şekilde hasat ederek ve işleyerek (adına Çoral üretim anayasası dediğimiz ilkelere bağlı kalarak) zeytinyağındaki sağlığa faydalı bileşenlerin sizlerle buluşmasına aracılık ediyoruz.
Zeytinin Cinsi, Yetiştirilen Yöre/Coğrafi Konum, Yapılan Bakım, Toplama Zamanı, Toplama Şekli, Hijyeni, Sıkım Yöntemi, Depolama Koşulları, Filtreleme Şekli, Ambalaj Kalitesi Zeytinyağının Kalitesini Belirleyen Faktörlerdir.
Tıpkı Üzümde Ve Birçok Tarım Ürününde Olduğu Gibi, Zeytinde De Aynı Bahçenin Ürünü Olmak Kalite Standardı Açısından En Belirleyici Kriterdir. Sadece ‘’Tek Bahçe’’ Ürünü Zeytinyağı Tat Kalitesini Ortaya Koyabilir. Doğal Aramasını Koruyan Zeytinyağı Doğru İşlenerek, Damakta O Bahçenin Özelliği Olan, Meyvemsi Veya Çimensi Vb Gibi Farklı, Ancak Çok Özel Bir Aroma Bırakarak Yiyeceklerinize Lezzet Katar.
Peki Zeytinyağında Asit Değeri’nin Düşük Olması Kalitesinin Daha İyi Olduğu Anlamına Mı Gelir? Hayır, Asit Değeri Kalite Kriterlerinden Sadece Bir Tanesidir..