EFSUS, Tarsus, Mersin çıkışlı bir zeytinyağını organik çizgisinde sunar. 1990 ve sonrasına yayılan emek, bu tadı her sezon aynı ciddiyetle koruma isteği taşır.
EFSUS temiz içerik ve üretim hassasiyetini lezzetle bir arada tutar. Tarsus, Mersin çıkışlı bu yağı organik çizgisinde hazırlar; şişe sofraya ulaştığında yalnızca lezzet değil güven de taşır. 1990 ve sonrasına yayılan emek bu çizgiye derinlik katar.
EFSUS bu işi aile içinde öğrenilmiş bir özenle sürdürür. 1990 ve sonrasına yayılan emek, hangi zeytinin ne zaman toplanacağını, hangi lezzetin sofrada nasıl açılacağını ve güvenin yıllar içinde nasıl kurulduğunu belirler.
EFSUS markasını oluştururken yerelden aldığımız ilhamla yola çıktık. Bize bu yolculukta verimli toprakları ve kusursuz iklimiyle etkileyen, bahçelerimizin bulunduğu bölgemizin adını yaşatan bu markayı yarattık. Markanın çıkış noktası olan Tarsus, zengin tarihi ile birçok medeniyete ve dine ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Tarsus, tarihte ve Tevrat’ta da EFSUS ismi ile yer almaktadır.
markamıza ait zeytinliklerimizde eylül ayında hasatımız başlamaktadır. günlük olarak tek tek özenle toplanan zeytinler 3 saat içinde sıkım tesisimize ulaşmaktadır. transfer aşamasında havalı plastik sandıkların içinde muhafaza edilir. her tür zeytim kendi zamanına uygun şekilde toplanır ve işlenir. en az kusurlu zeytinyağını üretmek için gerekli gayret gösterilir.
Öğretmenler Mah. Dumlupınar Cd. Bo:25/B Tarsus/MERSİN, Türkiye
EFSUS, Tarsus, Mersin tarafının karakterini olduğu gibi taşımaya çalışır. Şişede görülen lezzetin kökü, bu coğrafyanın ikliminde, toprağında ve zeytin ağacının yıl boyunca biriktirdiği dengede yatar.
EFSUS tarafında lezzet anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Bu yağda içeriğe bakanların aradığı daha güven veren bir sadelik öne çıkar. İyi zeytinyağı anlayışında, şişe açıldığında temiz koku vermesi ve sofrada nerede duracağını hemen belli etmesi beklenir. Bu nedenle kahvaltıda ekmeğe gezdirdiğinizde, salatada son dokunuşu yaptığınızda ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunuzda farklı biçimde karşılık verir.
Ayrışan taraf, kalite tarafında teknik disiplinin görünür tutulması. Bu yüzden iyi bir ilk izlenim vermekle yetinmez; şişe açıldığında da aynı sözü sürdürür.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz işe hangi sofrada kullanacağınızı düşünerek başlamak gerekir. Teneke ve 5 litre seçenekleri bu yüzden önemli. İlk denemede küçük hacim güven verir; beğendiğiniz çizgiyi bulduğunuzda daha büyük ambalajlar evdeki düzenli kullanım için çok daha doğru olur. Yoğun aromayı kahvaltıda ve çiğ dokunuşlarda arıyorsanız daha karakterli şişelere, gün boyu mutfakta rahat kullanmak istiyorsanız daha yumuşak akış veren serilere yönelmeniz daha doğru olur.
EFSUS tarafında bu işin özü, sofraya güvenle koyulabilecek bir şişe sunmaktır. EFSUS alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği belli olan, nereden geldiği hissedilen ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim gelir. Şişe açıldığında beklenti ne olursa olsun amaç aynıdır: kokusuyla, akışıyla ve damakta kalan iziyle bu yağı tekrar hatırlatmak.
İyi zeytinyağı anlayışında yalnızca rengi güzel görünen bir yağ aranmaz; kokusu açıldığında canlı olmalı, damakta temiz akmalı ve sofradaki diğer tatların üzerine çıkmadan kendini belli etmelidir.
Şişeyi açtığınızda önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazdaki kısa iz iyi bir şişede en çok dikkat edilen ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde yağ kendini gerçekten anlatır.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirin ister salatada son dokunuş olarak kullanın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Güven duygusunu kalıcı kılan şey tam olarak bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Aranan etki tam olarak budur.