OLIVNER, Mut, Mersin çıkışlı bir zeytinyağını temiz içerik hassasiyetini lezzetle bir arada tutan bir çizgide sofraya sunar. Sofraya ulaşan her şişede temiz, karakterli ve hatırlanır bir tat bırakması beklenir.
OLIVNER, temiz içerik hassasiyetini lezzetle bir arada tutan bir çizgi sunar. Mut, Mersin çıkışlı bu yağ, içeriği kadar üretim hassasiyeti de önemli olan temiz bir çizgi anlayışıyla sofraya ulaşır; şişe açıldığında hem lezzet hem güven hissi bırakması beklenir.
OLIVNER, Mut, Mersin tarafının karakterini sofraya taşır; şişedeki tat toprağın ve iklimin birlikte kurduğu dengenin uzantısı gibi ilerler.
Hikayemiz, 2010 yılında Mersin Mut ilçesi Yukarı Köselerli köyünde, öncesinde doğal ortamlarında mevcut olan yaşlı zeytin ağaçlarına ek olarak 1500 civarında yeni zeytin fidanı dikilerek başladı.
2014 yılından zeytin bahçemiz için organik tarım sertifikasına başvurduk. Bu süreçte organik tarım yaparak zeytinlerimizi yetiştirmeye çalışıyoruz.
Bahçemizdeki tüm ağaçlar İnsansız Hava Aracı (dron) fotogrametri yöntemiyle 3 boyutlu modellenerek Ağaç Bilgi Sistemi oluşturuldu. Bu sayede tüm ağaçlarımızın tek tek periyodik büyüme oranlarını ve sağlık durumlarını takip edebiliyoruz.
Akdeniz tarafının sıcak iklimi ve uzun sezonu, yağa daha güneşli ve cömert bir ifade verir. Bu canlılık temiz işlendiğinde hem kahvaltıda hem sıcak mutfakta güçlü karşılık bulur.
OLIVNER anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Sarı Ulak tarafının akıcı, meyvemsi ve günlük mutfakta rahat ilerleyen doğasını korur. Bu yüzden kahvaltıda ekmeğe gezdirildiğinde, salatada son dokunuşta kullanıldığında ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunda farklı biçimde karşılık verir.
OLIVNER tarafında güçlü görünen nokta yalnızca tat iddiası değildir; şişede verilen söz ile sofrada karşılaşılan lezzetin birbirini tutmasıdır. İyi yağ, kokusuyla temiz açılmalı, damakta akıcı ilerlemeli ve ikinci lokmada da aynı güveni vermelidir.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz önce kullanım anını düşünmek gerekir. Daha canlı ve karakterli bir ifade arayanlar kahvaltı ve çiğ dokunuşlara, daha yumuşak bir akış isteyenler günlük mutfak kullanımına uygun serilere yönelebilir. İlk kez tanışacaksanız küçük hacimle başlayıp damakta bıraktığı izi görün, mutfakta sürekli kullanacaksanız daha büyük ambalaja geçin.
OLIVNER alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği hissedilen, geldiği yer belli olan ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim alınmış olur. Bu yüzden şişenin bıraktığı genel iz, ürünün uzun vadede mutfakta yer bulup bulmayacağını da belirler.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirilsin ister salatada son dokunuş olarak kullanılsın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Düzenli tercih edilmesini sağlayan şey de bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Kalıcılığı belirleyen şey çoğu zaman tam olarak bu dengedir.
2019 ocak ayında şirketimiz zeytin yağı üretimi ve pazarlaması için "olivner" markası için patent başvurusunda bulundu. Zeytini en doğru şekilde işleyerek kaliteli, lezzetli ve sağlığa faydalı bileşenleri en yüksek zeytinyağını üretmek bizim en büyük amacımızdır.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.