Solive, Gemlik, Bursa çıkışlı bir zeytinyağını erken hasat çizgisinde sunar. 1950 ve sonrasına yayılan emek, bu tadı her sezon aynı ciddiyetle koruma isteği taşır.
Solive daha seçici sofralara yakışacak karakterli bir çizgi sunar. Gemlik, Bursa çıkışlı bu yağı erken hasat çizgisinde hazırlar; şişe sofraya ulaştığında yalnızca lezzet değil güven de taşır. 1950 ve sonrasına yayılan emek bu çizgiye derinlik katar.
Solive bu işi aile içinde öğrenilmiş bir özenle sürdürür. 1950 ve sonrasına yayılan emek, hangi zeytinin ne zaman toplanacağını, hangi lezzetin sofrada nasıl açılacağını ve güvenin yıllar içinde nasıl kurulduğunu belirler.
... fabrikalarımız eskiden Gemlik'in içindeydi. Önce pirina yağ fabrikasını kurduk. Sonra Solive markası ile bu zeytinyağı fabrikası kuruldu. Solaksubaşı'nın S'si ve Olive'in yanyana gelmesi ile markamız Solive doğdu. İstanbul'da da mağazamız var. Ülkemizin birçok yerine geniş ürün yelpazesi ile hizmet vermekteyiz...
Bu yılın yeni mahsulü asit derecesi çok düşük ve aroması enfes bir zeytinyağ ki, sanki içmek için! Gemlik Solive'den
... Ancak zeytinlerimi Gemlik’te Solive’de durup oradan alıyorum. Orada İpek Hn.’a bir de zeytinli ekmekleri sorun. Varsa şanslısınız demektir. Katıksız yenecek kadar güzel bu ekmek...
Solive, Gemlik, Bursa tarafının karakterini olduğu gibi taşımaya çalışır. Şişede görülen lezzetin kökü, bu coğrafyanın ikliminde, toprağında ve zeytin ağacının yıl boyunca biriktirdiği dengede yatar.
Solive tarafında lezzet anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Bu yağda daha canlı, yeşil ve enerjik bir açılış öne çıkar. Gemlik çizgisinin daha yuvarlak açılan ama geriden karakter bırakan yapısını sofraya taşır. Bu nedenle kahvaltıda ekmeğe gezdirdiğinizde, salatada son dokunuşu yaptığınızda ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunuzda farklı biçimde karşılık verir.
Öne çıkan taraf yalnızca lezzet iddiası değildir; neyin neden yapıldığının açık tutulması ve şişede görülen dilin ürünün içinde de korunmasıdır.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz natürel sızma, erken hasat ve varsa yüksek polifenol gibi ifadelerin hangi seride toplandığına bakmak gerekir. Teneke seçenekleri bu yüzden önemli. İlk denemede küçük hacim güven verir; beğendiğiniz çizgiyi bulduğunuzda daha büyük ambalajlar evdeki düzenli kullanım için çok daha doğru olur. Yoğun aromayı kahvaltıda ve çiğ dokunuşlarda arıyorsanız daha karakterli şişelere, gün boyu mutfakta rahat kullanmak istiyorsanız daha yumuşak akış veren serilere yönelmeniz daha doğru olur.
Solive tarafında bu işin özü, sofraya güvenle koyulabilecek bir şişe sunmaktır. Solive alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği belli olan, nereden geldiği hissedilen ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim gelir. Şişe açıldığında beklenti ne olursa olsun amaç aynıdır: kokusuyla, akışıyla ve damakta kalan iziyle bu yağı tekrar hatırlatmak.
İyi zeytinyağı anlayışında yalnızca rengi güzel görünen bir yağ aranmaz; kokusu açıldığında canlı olmalı, damakta temiz akmalı ve sofradaki diğer tatların üzerine çıkmadan kendini belli etmelidir.
Şişeyi açtığınızda önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazdaki kısa iz iyi bir şişede en çok dikkat edilen ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde yağ kendini gerçekten anlatır.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirin ister salatada son dokunuş olarak kullanın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Güven duygusunu kalıcı kılan şey tam olarak bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Aranan etki tam olarak budur.
... Gemlik’te uzun yıllar Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı yapan Tevfik Solaksubaşı, doğa bozulmadığı sürece Gemlik zeytininin sorunu olmayacağına, zeytinciliğin en büyük sıkıntısının parçalanan zeytin arazileri olduğunu, miras hukukunda buna çözüm bulunması gerektiğini savunuyor.