Zivane, Edincik, Marmara çıkışlı bir zeytinyağını geldiği yerin karakterini saklamayan bir çizgide sofraya sunar. 1962 ve sonrasına yayılan üretim birikimi, bu çizginin her sezonda aynı ciddiyetle korunmasına katkı verir.
Zivane, Edincik, Marmara tarafının yer duygusunu sofraya taşır. Edincik, Marmara çıkışlı bu yağ, geldiği yerin kimliğini doğrudan hissettiren bir lezzet anlayışıyla sofraya ulaşır; şişe açıldığında hem lezzet hem güven hissi bırakması beklenir.
Zivane tarafında 1962 ve sonrasına yayılan üretim birikimi öne çıkar. Bu süreklilik, her sezonda aynı özeni koruyan güvenilir bir çizgi oluşturur.
Ailemizin ataları 150 seneden fazla bir süre önce Kapıdağ eteklerinden başlayıp Edincik tepelerine kadar olan topraklarda tarımla uğraşmış ve Edincik bölgesinin tarımsal faaliyetlerini geliştirmek için uğraş vermişlerdir. Zeytincilik konusunda söz sahibi olan büyük büyük babamız delice ağaçlarını akıllandırmak için yaptığı aşının adı olan "Zivane"yi soyadı kanunuyla ismine ekletmiştir.
1962 yılında Hamdi Dedemiz tarafından mevcut zeytin bahçelerinin en büyüğüne ilk zeytin fidanlarının ekilmesi "Zivane" için zeytincilik faaliyetinin ilk miladı olmuştur. Türkiye'nin en değerli zeytinlerinden biri olan ‘Edincik Su’ çeşidinin bölgemiz Edincik’te daha çok sofralık olarak yetiştirilmesi ise, zeytinyağı üretiminin diğer bölgelere göre daha az gelişmesinin en büyük nedenidir.
2019 yılına kadar sadece yüksek kaliteli sofralık zeytin üreten bir aile işletmesi iken, 100 yıldan fazladır kendi sofralarımızda tükettiğimiz ve kalitesinden emin olduğumuz zeytinyağımızı tüketicilerle buluşturmak için kollarımızı sıvadık. Gerek bahçelerimizin bakım ve mahsüllerimizin yetiştirilme prensiplerinin iyi tarım uygulamalarında gerekse üretim süreçlerimizin uluslararası standartlarda olması sebebiyle
Marmara tarafının daha yuvarlak ama karakterini geriden hissettiren yapısı, sofrada sakin ama kalıcı bir iz bırakır. Bu çizgi dengeli kaldığında günlük kullanım için de rahat bir tercih oluşturur.
Zivane anlatılırken önce damakta bıraktığı iz öne çıkar. Ayvalık çizgisinin dengeli, meyvemsi ve kolay sevilen tarafını sofraya taşır. Bu yüzden kahvaltıda ekmeğe gezdirildiğinde, salatada son dokunuşta kullanıldığında ya da zeytinyağlı bir yemekte temel lezzeti kurduğunda farklı biçimde karşılık verir.
Zivane tarafında güçlü görünen nokta yalnızca tat iddiası değildir; şişede verilen söz ile sofrada karşılaşılan lezzetin birbirini tutmasıdır. İyi yağ, kokusuyla temiz açılmalı, damakta akıcı ilerlemeli ve ikinci lokmada da aynı güveni vermelidir.
Bu yağı ilk kez deneyecekseniz önce kullanım anını düşünmek gerekir. Daha canlı ve karakterli bir ifade arayanlar kahvaltı ve çiğ dokunuşlara, daha yumuşak bir akış isteyenler günlük mutfak kullanımına uygun serilere yönelebilir. İlk kez tanışacaksanız küçük hacimle başlayıp damakta bıraktığı izi görün, mutfakta sürekli kullanacaksanız daha büyük ambalaja geçin.
Zivane alındığında yalnızca bir yağ değil; emeği hissedilen, geldiği yer belli olan ve hangi sofrada parlayacağını bilen bir seçim alınmış olur. Bu yüzden şişenin bıraktığı genel iz, ürünün uzun vadede mutfakta yer bulup bulmayacağını da belirler.
Şişe açıldığında önce gelen koku, sonra dilde bıraktığı akış ve en son boğazda kalan kısa iz, iyi bir zeytinyağını anlatan temel ayrıntılardır. Bu üçü bir araya geldiğinde ürün kendini gerçekten göstermeye başlar.
İster kahvaltı sofrasında ekmeğe gezdirilsin ister salatada son dokunuş olarak kullanılsın, iyi bir şişe her kullanımda aynı güveni vermelidir. Düzenli tercih edilmesini sağlayan şey de bu tutarlılıktır.
Sofrada fark edilen iyi yağ, yalnızca parlak bir etiketle değil, ikinci lokmada da aynı temizliği sürdürebilmesiyle anlaşılır. Kalıcılığı belirleyen şey çoğu zaman tam olarak bu dengedir.
2020 yılında İtalya'da katıldığımız "Uluslararası Naturel Sızma Zeytinyağı – 2020 EVO IOOC” yarışmasında altın madalya ile ödüllendirildik.
Bu ödül bizleri mutlu ederken omuzlarımıza da bölgemizin ve vazgeçmeden yetiştireceğimiz Edincik Su zeytininin tanıtım sorumluluğunu yükledi.